<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958</id><updated>2009-10-14T15:28:04.126-07:00</updated><title type='text'>atacamadesert</title><subtitle type='html'>Non bene pro toto libertas venditur auro.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>18</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-2671351683982984807</id><published>2009-10-03T13:15:00.000-07:00</published><updated>2009-10-03T14:11:52.784-07:00</updated><title type='text'>ev.</title><content type='html'>kırmızı ruj. uçları çıkmış kötü kırmızı oje. medeniyet tarihinin en çirkin tırnakları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayatıma fırlatılmış bir pet şişe gibisin. biliyorum erimeyeceksin. gömsem de çıkıp geleceksin. seni yok edebilmek için harcadığım çabayla bir ramazan boyunca sofralara konan ikibuçuk litrelik kola şişelerini geri dönüşüme yollasam daha kolaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bense hacıyatmaz gibiyim. yıkamazsın beni. darbe alabilirim tabii ki. ama titanic değilim ki ilk seferimde batacak. zaten ilk seferim değilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;terminator: judgement day deki metal adam gibi iyileşir yaralarım. yıkıldığım anda ayaktayım. beni öldürmeyen yara güçlendirir. bu nedenle senden uzaktayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dosyanı temyize havale etmiştim. geri geldin. diğer tüm dosyaları kapattık. tam zamanında olur olmaz erkeklerle. yatarak ve ayaktan tedaviye cevap vermeyen bi/r/l/memkaçıncı kuşak sefaloneporin(?) tedavisinden yüksek sıcaklıkta yükselen lip(b)id(o) değerleri ile ödenmeyen kolesterol ilaçlarının pahasından yakınırken pilav üstü mucize mavi hap yuvarlamış çift/e/leşme eğilimi gösteren ve seni de aynı dertten musratip olarak yanıbaşında hazır bulundurmak isteyen insanlar silsilesinin bermuda şeytan üçgeninden tereyağından kıl çeker gibi sıyrılabilmek her babayiğitin harcı değildi. hele ki "erkekler ikişer ikişer sıraya girin. teker teker sevişerek bitiremeyeceğim sizi" sözü yazılıyken eski bir köy odasının kahve ocağında süleyman efendi'nin el yazısıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;binlerce sayfalık bir kitabın iki satırını taraya taraya bulmaya çalışmak gibi geldi bazı duygular. bazıları hiç de okumayacağınızı sandığınız bir kitabın önsözünde sizi buldular. hazırlıksız yakaladılar. ama okumak istemiyordum ki ben seni dedirtmeye kalmadan ezberlettiler kendilerini. o ilk cümleyi okuduktan sonra kitap senin olmadı. sen kitaba esir oldun. sen kitabın üstüne adını yazmadin. kitap seni çizdi kendi adını yazdı. kurtulmak ister misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hanginizi yakacaksın?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-2671351683982984807?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/2671351683982984807/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=2671351683982984807' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/2671351683982984807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/2671351683982984807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2009/10/ev.html' title='ev.'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-2464773067167877572</id><published>2009-09-27T22:33:00.000-07:00</published><updated>2009-09-28T07:21:49.415-07:00</updated><title type='text'>gel.</title><content type='html'>sana geldim. önceden haber vermedim ama sen biliyorsun arada kopuyorum öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beni karşıladın. uzun boyun, mevzun fiziğine yakışmış pantolonunun cebinde belli olmasın diye her zaman cüzdansız taşıdığın paradan taksiciye uzatırken, ayağını taksiden atınca sportif ama şık ve her zaman pırıl pırıl siyah ayakkabın yere sağlamca bastığında, marka olabilen ama hiçbir zaman ben burdayım diye bağırmayan saatine bakarak, geniş omuzlarına oturmuş ne renk olursa olsun sana giden deri ceketinin cebinden cep telefonunu çıkararak beni aramaya yeltendiğin zaman kaldırımın kenarından gülümseyerek sana baktım. o sırada kafanı kaldırıp dönünce boynundaki iki zincirden biri köprü gibi ışıladı. kulağındaki küpenin duruşu o anda sadece o kulağınla bile sevişecek onlarca kadın yarattı etrafında. ama sen beni gördün. ne hızlı ne yavaş ayakkabılarının şeklini sağa sola kaydırmadan yere basan emin adımlarla bana geldin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine öksürerek selamladın beni. öksürürken göğsünden gelen o bronşit hırıltısı o anda o göğsüne yatıp uyumak isteyen onlarca kadın yarattı etrafında. ama sen bana sarıldın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boynundan öptüm seni. içine o güzel parfümle bezenmiş kokunu çekerken altında teninin yeni duş almış tazeliğine de küçük bir dil kondurmak istedi burnum. ama sabredebilirdi. çünkü aklına düşük bel pantolonunun bittiği ve erkekliğinin başladığı yere gömüldüğü zaman nasıl inceden inleyebildiğin geldi. durdu geri çekildi burnum. elimdeki elini öptü dudaklarımla beraber.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üşümüşsün dedim. evet dedin yeni duş aldım. böyle son dakika şaşırtmacası yapıyorsun bana hep. ama yine de yetiştim bak. arabanı nereye koydun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bayılıyordum ona. arabama yer bulmasına, bana yer bulmasına. bende yer bulmasına. gece olunca meydana bakan bir otel odasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sokaktaki çingenelerle, fahişelerle, sahildeki balıkçılarla, barlardaki ibnelerle olan muhabbetine. herkese diyecek bir sözü, herkesten alacak bir feyzi ve herkesin ondan alacak bir kaç kuruşu vardı. önüne çıkan herkesle istisnasız muhabbete giriyor, bazen taksicinin muhabbetine doyum olmadı diye ineceği yerde inmeyip yolunu uzattığı bile oluyordu. ben ise o bronşitli öksürüğü ile gülerek muhabbet ederken insanlarla onu izliyor, her seferinde daha çok aşık olmamak için kendimi tutuyor, ama işte ayda bir ya da bulabildiğim her fırsatta kendimi onun kollarına atabilmek için onca yol almış olarak yine yanında ve kokusunun yörüngesinde buluyordum kendimi. çünkü bayılıyordum ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece oldu. ben yanımda beni hayata bağlayan sebep ve hayata bağlayan sebepten hariç neredeyse hayattan koparan sebebimle beraberdim. yalnız gelmemişsin bu sefer dedi. çok özledim seni naapıyım başka çarem yoktu dedim. gelmek zorundaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akşam indi. kalabalık kendini bir o yana bir bu yana savurmaya başladı. ve ben huzursuz bir bekleyişle kendimi onun sıcaklığına sığındırmaya çalışarak ama sebeplerimle beraber ne içeri ne dışarı bir halde kalarak beklemeye başladım. geceyi. bundan daha az acıklı olmayacaktı biliyorum. ama bunu görmem lazımdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece oldu. kalabalık tam istimini almış bir lokomotif gibi kendi bildiği yöne ya da bilmediği yönlere ilerliyor geriliyor çalkalanıyordu. köşede durmuş birini bekleyen koca koca memeleri neredeyse görünen kız, kızıl saçlarını topuz yapmış queen elizabeth edasıyla süzülen hatun, mini eteğini savurarak ilerlerken arkasında bir o yana bir bu yanan sallanan kafalar ordusundan memnun görünen kız, metalci saçlı oğlanlar, kolkola gezen gayler, kenarda öpüşen turistler, sevişmeye hazır orospular ve onların bu hazırlığından ereksiyon halinde dolaşan askeri liseden çıkma erkekler gibi daha niceleri vardı etrafta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elele ama konuşmadan vardık otelin önüne. tıpkı ilk tanıştığımız günki yaşadığımız gibi. o gece yanımda bulunan eline erkek eli değmemiş arkadaşım montumun altından elime onun elinin değdiğini görünce nasıl da şaşırmış hatta dehşete düşmüştü. ama onun o bronşitli gülüşleri, bıyıklarının arasından öp beni serenadı yapan dünyanın en güzel dudakları dururken el değmemek mümkün müydü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama dün gece kalabalık savrulurken bildiği ve bilmediği yönlere benim savrulabileceğim tek yönüm vardı. onun gelemeyeceği bir yön. beni hayata bağlayan sebep ve hayata bağlayan sebepten hariç neredeyse hayattan koparan sebebimle beraber çıkarken merdivenleri peşimden geldi. saat daha arabaların kabak olma saatine iki dakika kala uyumamı seyretti. ama ben gözlerim kapalı uykudaymışım gibi yaparken.&lt;br /&gt;odadan.&lt;br /&gt;çıktı.&lt;br /&gt;gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;köşede durmuş birini bekleyen koca koca memeleri neredeyse görünen kıza gitti diye düşündüm. o mis gibi kokusunu içine çekerken düşük bel pantolonunun bittiği erkekliğinin başladığı yerden, elinin altındaki kabarıklık gittikçe zevk almak ve daha çok -en azından benim için- zevk vermeye programlanmış bir ogüst tapınağına dönüşürken benim ona yüz sürebildiğim, kokusunu içime çekebildiğim, loş ışığında dans edebildiğim, koltuğunda mini etekle oturup bacak bacak üstüne atarken karşı koltukta inletebildiğim, sonra dizleri üzerinde bana geldiği anda tüm cüretimi karşısında sergilerken ağzını ıslatabildiğim gibi yapabilecek miydi acaba koca koca memeleri neredeyse görünen kız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uyandım. bana ikram ettiği sabah sevişmelerini hiç düşünmek bile istemeden ama saçım aynı beni sevmiş ama kelimenin tam anlamıyla severek becermiş olduğu gecelerin sabahındaki gibi dağılmış olarak, tabii bu sefer uykunun huzursuzluğunda dönmekten, uyandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bana kahvaltısız aşk ikram eden sen olmadığın için yanımda aşksız kahvaltıyı mecburen yeğleyerek çıktım sokağına. senden ayrılmak hiç bu kadar zor hiç bu kadar acıklı olmamıştı. sebeplerimle beraber gelirken keyifle ve hazla kullandığım arabanın bu kez arka koltuğuna adeta büzüşüp tekrar ama sadece benim olabileceğin bir gecede koynuna girdiğim anı hayal ederek ayrıldım senden. koca koca memeleri neredeyse görünen kızın yatağında ama sabah sevişmesi istemeyecek kadar bedbaht uyandığın anda ben çoktan terketmiştim seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir daha arkama bakmayacak kadar gururlu, mecburen koca memelere gömülürken sen ve sabah ereksiyonunu boşa harcamayacak kadar cevvalken o hatun, sevdiğimi başka kollarda bir geceliğine de olsa görme ihtimalinin yarattığı yıkımla boynundaki o ışıldayan köprülerden birinden basıp uzaklaştım senden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en yakın karayolunda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;senin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;isminin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ters yönde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazdığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabelaların&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olduğu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir yerdeydim artık&lt;br /&gt;&lt;p&gt;sana&lt;/p&gt;&lt;p&gt;yine&lt;/p&gt;&lt;p&gt;gelmek&lt;/p&gt;&lt;p&gt;üzere&lt;/p&gt;&lt;p&gt;kaçtım senden&lt;/p&gt;&lt;p&gt;aşık&lt;/p&gt;&lt;p&gt;olduğum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şehir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-2464773067167877572?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/2464773067167877572/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=2464773067167877572' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/2464773067167877572'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/2464773067167877572'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2009/09/gel.html' title='gel.'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-4114486105254311894</id><published>2009-07-06T13:31:00.000-07:00</published><updated>2009-07-06T14:12:50.001-07:00</updated><title type='text'>dalı.</title><content type='html'>lisedeydi. söz verdiler. ilerde evden ayrılıp beraber yaşayacaklardı. iki can arkadaş. en samimi. biri ailesiyle beraber amerika ya gitti. iki can arkadaş. en samimiydi. bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güzeldi. geçmiş zaman bir misafirlikte babasının arkadaşı demişti ki: ne güzel gözlerin var kız senin öyle. sadece baktı. hadi canım diyerek. adam kız insan bi teşekkür eder iltifat ettik dedi. bir kenara yazdı. iltifat edilince teşekkür edilecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insanlar ben varken bana bakıyorlar. o da varken ona bakıyorlar. demek ki o benden güzel. tabi canım olabilir. bu kabul edilebilir. ama niye o kısa tişört giyiyor da ben giymiyorum. niye dar pantolon giyiyor da ben giymiyorum. kızım bana kalsa giy de baban ne der sonra diyor annesi. demek ki bir babanın on altı yaşında bir genç kızın hayatındaki yeri ona kısa tişört ve dar pantolon giydirmemekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;büyüdü. ama akıllanmadı. bir gece bitmemiş bir yazlık evin çatısında sabaha kadar ağladığında belki de hayatının en asi gecesiydi. kuşlarla beraber sabahladı. ve eğer kanatları olsaydı uçacaktı. bir kenara şunları yazdı: kuşlar ölürler anne. kuşlar kafese konurlarsa ölürler. şimdilik kanatları yoktu ama elbet bir gün uçmayı öğrenecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgisizlik üzerineydi yazdıkları. yakınmaları da bundandı hep. bir gün buldular yazdıklarını. sanki ruhu çıplak kalmıştı üşüyordu. delisin sen normal değilsin akıllı bir insan bunları yazmaz dediler. belki de haklıdırlar dedi. toparladı hayatnını bir zarfa doldurdu ve bir psikoloğa gönderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mürekkep şişesi kılıklı bir adamdı psikolog. yazdıklarını okumuş ve onu çağırmıştı. neden ölümü ve intiharı bu kadar çok düşünüyorsun diye sordu. bunun nedenini ben değil sen bileceksin dedi içinden. herkes hayatında en az bir kez intiharı düşünür. benimkisi de bu dedi. ben hiç düşünmedim dedi psikolog mürekkep şişesi kapağı kafasını bir o yana bir bu yana sallarken.&lt;br /&gt;hiç kötü not almadın mı hiç sınıfta kalmadın mı hiç dayak yemedin mi hiç terkedilmedin mi hiç kimsen ölmedi mi senin dünyanın  sonu hiç gelmedi mi. susmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu anda kalkıp şu camdan atlasam ne eğlenirdi psikolog. belki de mesleği bırakırdı ne hiç olmazsa bir işe yarardı intiharı. yapmadı tabii ki. çok sonra böyle birfilm seyredecekti. hastası seans sırasında camdan atlayan bir psikologla ilgili. pişman olacaktı o gün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;atlasaydı onu da film yapacaklardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kuşlar yine hayatına kondular. özgürlüklerinden çok korkularını anlatıyorlardı. çünkü özgür olmak hiçbirşeydi eğer ölüysen. gökyüzünde savaş uçağı istemiyorlardı onlar. hemen vasiyetini yazdı bir kenara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben kimyasal silahlarla öldükten sonra&lt;br /&gt;gökyüzündeki payımı&lt;br /&gt;kuşlara bırakıyorım&lt;br /&gt;kanatlarında bomba değil&lt;br /&gt;sevgi taşıdıkları için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-4114486105254311894?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/4114486105254311894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=4114486105254311894' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4114486105254311894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4114486105254311894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2009/07/dal.html' title='dalı.'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-8182778394228298569</id><published>2009-07-01T02:18:00.000-07:00</published><updated>2009-07-01T04:37:21.537-07:00</updated><title type='text'>zeytin.</title><content type='html'>arife gecesi yatsı namazından sonra camiinin avlusunda sohbet eden delikanlılara doksanlık bir amcanın dediği: burda bekleşmeyin ula varın karılarınıza gidin! karılarınızın .mı bu gece ulur! bu gece yapmak sevaptır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadın kurttur bacak arasından uluyan. kadın can veren bacak arasından canı alınan yine bacak arasından sebep.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;köyde bekar erkek yok. köyde bekar kız yok. herkes herkesle eşleşmiş. kocası askerde olanı evdeki abisi tamamlar. dul olanı kapısında en az bir bekleyeni. fıkradaki denizaltındaki boşlukları doldurmak misali köyde boşluk kalmaz. köyde kadın erkeği peşinden sürükleyen bir asena.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapalı kapılar ardındaki cennet köydeki kadının bacak araları. orda ne olduğunu bilen ama asla göremeyen erkek için kapılıp sürüklenme nedeni. kadının cinselliği erkeğe dediğini yaptırır köyde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadının cinselliği kadına erkeğin dediğini yaptırır şehirde. şehir büyük. şehir kalabalık. şehirde bütün kapılar açık. sadece bir adım atmak ister.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şehirde seçenek çoğalır. erkeğin gözü açılır. evdeki mahremiyete olan mahkumiyetine isyan eder. nerden geldi ise herkese göz süzebilen kadınlar aklını karıştırır. erkek kendini azlederken evden evdeki kadının eve mahkumiyeti tam da burada başlatılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;***&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;erkeğin kentten köye transferi (mal-formasyon): &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;burda evler hep &lt;em&gt;bahçeli&lt;/em&gt; olm bi tane katta daire yok!!&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;erkeğin kentten köye atanması (mal-pozisyon):&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;layynnnn bi bakın önce karının orası burası tam mi!! layyyn karıların kendilerini .iktirmesi yetmedi bi de kestirmesi çıktı başımıza minagoyum!! &lt;/div&gt;amirim siz rahat edin artık birakın bu işlerle emniyet ilgilensin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;erkeğin köydeki işlerle ilgilenmesi (mal-fonksiyon):&lt;br /&gt;odalarda ışıksız değil miydi layyn bu pezevenk!!!&lt;br /&gt;amirim elin şarkıcısından ne istiyorsunuz??&lt;br /&gt;yok layyn ben bu odalarda ticaret yapıyorum diye devletten vergi kaçıranlara küfrediyorum!! ne şarkıcısı!!! devletten vergiyi kaçır kaçır ondan sonra gÖTV'si kalkmış arabalarla vınnn mınagoyum!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;***&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;erkeğin az paralı iken çok para emişi (mal-absorbsiyon): &lt;/div&gt;sana 520 kere dedim olm araba sıfırken bindirdiğin karı araba ilk onbin bakımına girmeden arazi!! memlekette borusan mı yok anasını satıyım!! bi boru sana takar ondan sonra tut tutabilirsen!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;erkeğin kadınlarla tanışması (mal-ta ateşi):&lt;br /&gt;bak bazı kadınlar motor yağı gibidir ilk onbin kilometrede yürüyen aksamın arasından akıp giderler. bazıları stepne gibidir. yürüyen dört tekerden biri patlamadıkça ihtiyaç duymazsın ama hep orda olduğunu bilirsin yani evlenirsin. bazı kadınlar ön koltuğa oturmak için yaratılmışlardır ama şoför koltuğuna. arabana biraz dinlenmek için binerler. o kadın asena'dır. bacak arasından ulur. erkeği peşinden sürükler ama erkek bu uğurda ölmeye hazır olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;erkeğin köyüne geri gönüşü (mal gütme):&lt;br /&gt;arife gecesi yatsı namazından sonra camiinin avlusunda sohbet ederken bize bağıran doksanlık amca artık yok! karılar da yok artık! uluyan .m da! bu gece yanmak sevaptır!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-8182778394228298569?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/8182778394228298569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=8182778394228298569' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/8182778394228298569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/8182778394228298569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2009/07/zeytin.html' title='zeytin.'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-4425881382061448409</id><published>2009-06-17T09:56:00.000-07:00</published><updated>2009-06-19T02:04:43.952-07:00</updated><title type='text'>sevgisiz.</title><content type='html'>dünya siz nerede olmamı isterseniz ben orada olayım günü. her sevgiliye bir bilet hazırlandı. çekiliş yok kura yok. daha önce de söylemiştim. herkes sırasını bilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepinizle teker teker konuşamıycam. anlatacaklarımı iyi dinleyin. arka sıradan duyamayanlar var mı? iyi. duyanlar duyamayanlara anlatsın o zaman. ya da dersten sonra fotokopi çektirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepinizi aynı anda sevemem. ama seviyorum. sırayla seviyorum. tek tek seviyorum. bazen ikişer ikişer seviyorum. çok kedi hiç kedi bunu da biliyorum. ama elimde değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgim hiç mi bitmeyecek? bir gün gelecek çağlayarak akan sular durulacak. pet şişelenecek. hali hazırda şişelendi ama o zaman gelince kuyumcularda satılacak. ben de öyle olacağım. kara ya da menkul kıymetler borsasında kıymetlendiği an sevgim zengin olacağım. ya da siz zengin olacaksınız. o zamana kadar sevgimin hepsini tahviller şeklinde dağıtmış olacağım çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu bana ne kazandıracak. sevgi paylaştıkça çoğalacak mı. faizi getirisi götürüsü. ama hep benden gidiyor. bende çoğalan birşey yok. sevgi paylaştıkça yalnızlık çoğalıyor. o ise paylaşılmazdı. şairin denklemi hala geçerli. o yüzden hala aynı cümlelerini okuyup duruyoruz bazı insanların. onlar daha ağızlarından çıkmadan biliyorlardı biz hala anlamıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;suya yazsak pay dağılımını. kimin elinde yüzde şu kadar tahvil kimde şu kadar bono. yardım edin. yüzdeleri toparlayınca yüz etmiyor hiçbir zaman. bütünü parçalara ayırdık. birleştirince eksik kaldı. nerde o fizik kuralı. hiçbirşey yoktan var vardan yok edilemezdi. nereye gitti benim kayıp oranlarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkes kendini düşündü. arada dilimlenirken pasta ya yerlere düştü ya da gözden düştü. ittirilip kaktırıldı sevmeklerim. hor görüldü. o zamanlar kıymetleneceğini bilmeyenler sobalara attı yaktı. karşılığını alamadığını düşünenler hasıraltı ediverdiler. taşındıkları evlerde ardlarında bıraktıkları kutularda kaldı kıymetli kağıtlar. zedeyiz dediler. sevgizede. o dönemde zede olmak da hem çok kolay hem çok modaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadimizi bilmeliydik dediler. o kadar yüklenmemeliydik sana ve sevgine. tamam da insanlaşmadan önce hayvan olduğumuza inananların sayısı inanmayanlardan azdı. kim dedi ki birşeyleşebildiğimizi zaten. evrim henüz çarkını tamamlayabilmiş değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evrilmek demek insan olmaksa eğer usta'nın da dediği gibi vatan hainliğine devam etmek lazımdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben kendime ihanet ederek bugünlere geldim. kendimi parçalara ayıramadım. beni bağışlamanızı beklemiyorum. elinizdeki kağıt parçasından ya da lamba bile olsaydı elinizdeki dileyeceğiniz üç muhteşem dileği gerçekleştirecek o cinin çıkmayacağını biliyordunuz. o yüzden kimse kandırılmış saymasın kendini. benden başka.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben kendimi saymıyorum zaten. beni çıkarın seçmen listelerinden. tüm dünyayı eksi birle çarpın. kezzap atın yüzüme. ben de gözünüze asit damlatayım. bir göz eksik bir göz fazla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;göremedikten sonra.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-4425881382061448409?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/4425881382061448409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=4425881382061448409' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4425881382061448409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4425881382061448409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2009/06/sevgisiz.html' title='sevgisiz.'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-4212227771510533441</id><published>2009-06-06T14:34:00.000-07:00</published><updated>2009-06-17T11:41:47.835-07:00</updated><title type='text'>tatsız.</title><content type='html'>gece. okan bayülgenin kısa süreli libido uzun süreli takviyeli programına takılmaktan ya da yitik internet sayfalarında bir daha kaybolmaktan başka çaresi olan varsa 0900 255464 7453946 numarasından bana ulaşsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgili günlük tatsız. uyumak bir yatağın kenarına kıvrılmak işlemi. filmlerin başları sonları ve ortaları hep aynı sevişme sahnesi ile mi başlıyor artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aşk ve meşk ucuza üretileli beri kalitesi düştü. çin den gelen konteynırlar İ siz SENI SEVIYORUM yazan kapli yastıklarla dolu. içinden eroin çıkmayanlar yataklarımızı süslüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;afra tafradan bıktım artık. herkes çok fasülye bu aralar. yok istemem eksik kalsın. yıllanmadan gelmeyin kapıma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haber yayına hazırlandığı sırada kendisinden haber alınamamak nasıl bir duygu bilmiyorum. kendim için kayıp ilanı vermek istiyorum. polis radyosuna.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;henüz bulunamamış karakutulardayım. enkazımdan eser yok. kaç kişiyi kendimle birlikte ölüme sürükledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yollar gide gide bitecek gibi değil. en iyisi hiç gitmemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgilisinden ayrılanlar/sevgilisi olmayanlar/sevgilim olsa diye salyasını etrafa akıtanlar/sevgilisi olsa da salyasını etrafa akıtanlar/sevgilisi olmadan salya sümük ağlayanlar/ayrıldıktan sonra intihar girişimcileri/severken ölüyorum abiciler/seviştikten sonra ölmek isteyenler-kötü sevişmezedeler hariç-/sevişmek için ölmek isteyenler/sevişirken ölmek isteyenler siz de gelmeyin. güzin ablanız değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;senaryo doğru ama kurgu yanlış kurulmuş hayatlarımızla en iyi senaryo ödülünü alamayacağız. üzgünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben seni unutmak için sevmedim. ben seni sevdiğimi unutmak için kaç kişiyi sevmemek zorunda kaldım bir bilsen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazmak bitecek gibi değil. en iyisi dünden yola çıkmak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-4212227771510533441?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/4212227771510533441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=4212227771510533441' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4212227771510533441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4212227771510533441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2009/06/tatsz.html' title='tatsız.'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-8231414539969723834</id><published>2009-05-21T12:48:00.001-07:00</published><updated>2009-06-17T11:40:09.286-07:00</updated><title type='text'>acısız.</title><content type='html'>hiçbir yerde saklı gizli değiliz. kendi içimizde bile. bir cinayet masası dedektifinin bir akşam üzeri beynimize girip kimliğini göstererek faili meçhul bir cinayetten bizi sorgulamaya gelmesini bekliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cinayetin işlendiği tüm mahallerde parmak ve ayak izlerimiz mevcut. kaçışımız yok. çok parçalı bir cinayet bu. katil maktulü parçalara ayırarak şehrin bazı noktalarına yerleştirmiş. tıpkı bir açıkhava müzesi gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bacaklarından biri bir kıtaya diğeri bir kıtaya bırakılmıştı. iki kıtayı birbirine bağlayan bacakların arasından her gün gelip geçen insan sayısını hesap etmek mümkün değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözleri altınokta körler derneğinin bahçesinden çıktı. son bir bakış bağışlamıştı gözleri. gördüklerini göremeyenlerin gözünde canlandırarak .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elleri şehrin en ünlü parkında bulundu. ulu bir ağacın dalında asılıydı. saydılar. tam yüzbiniki eli olmuştu ağacın artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kulakları bir tepede bulundu. madem şehri dinlemek için gözlere ihtiyaç yoktu. kulaklar şehri son kez duydu. onca ses içinde kulağını dolduran sevişen bir çiftin senkronize soluğuydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saçları şehrin en uzun caddesi boyunca uzanırken bulundu. upuzun kıvrımların sonundaki yılanbaşları kendisine bakanları değil bakamayanları taşa çevirmişti. bilinen tüm dillerde dualar yazılıydı saçucunda. ama hiçbiri kabul olmamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ağzı yuttuğu tüm günahları kusmuş olarak bir nehir kenarında bulundu. nehir ondan oluşmuştu. o nehirden kurtulmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;burnu bir köpek barınağından çıktı. aldığı tüm kokuları köpeklere dağıttı. dört bir yana dağılan köpeklerin ulumaları insanlık suçları için birer ağıttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;göğüsleri iki ayrı tepede birbirini görmeden yıllarca durdukları gibi duruyorlardı. acemice başkaldıran. gökyüzüne uzanan. ne olursa olsun başını daima dik tutan. iki ayrı tepede.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gövdesi evimde bulundu. yatağımın üzerinde. yerde kırmızı stilettolar. kandan daha kırmızılar. cinayet masası dedektifine içki ikram edemeyiz. görev başında yasaktır. zaten evdeki tüm içkiler bitmiş. vodka kalmış. onu da ben içemem (hala).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maktulün parçalarının üzerinde mor çiçekli elbise mi vardı diyorum. şaşırmadan bakıyor bana dedektif. tamam diyorum. son durak. tutuklayıp gidin beynimden. size ayrılmış sürenin sonuna geldiniz. metrobüs gibi yol falan ayıramadık. trafiğe kalacaksınız. karşıdan karşıya geçerken önce bana sonra yine bana bakınız. çünkü bacaklarımdan biri bir kıyıda. diğeri öbür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fail "failed". meçhul meşhur oldu. bir insanlık suçu daha tek bir insanın başına yıkıldı. hitlerle aynı kefene koyun beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir şey daha var. tutuklamadan önce parçalarımı birleştirmeyi ve televizyonunuzu kapatmayı unutmayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiit.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-8231414539969723834?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/8231414539969723834/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=8231414539969723834' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/8231414539969723834'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/8231414539969723834'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2009/05/acsz.html' title='acısız.'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-4795846068037630241</id><published>2009-04-29T02:48:00.001-07:00</published><updated>2009-06-17T11:40:45.073-07:00</updated><title type='text'>kısa.</title><content type='html'>kendime hoşgeldim. kendine hoşgeldin. aslında tek başına konuşularak geçirilen birşey şu hayat. kimse seni senin kadar dinlemiyor. kimse senin "concern" lerinle senin kadar ilgilenmiyor. bütün gününü saçma sapan "what's the difference between a woman' legs and a sportscar" gibi espriler okuyarak ve hatta bunlara gülerek bile geçirebilirsin. kimse sana birşey demez. ben yine de kendime gelmek istiyorum. kendime hoşgelmekten mutluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aklımın bir odasını ona tahsis ettim. sen dedim yat içerde. yatak çarşafları temiz(bu yalandı).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yanına gittiğimde yatağın kenarına oturmuştu. komidinin üstünde sümüklenip buruşturulmuş iki tane peçete. noldu dedim. hiçbişi dedi. tamam dedim sormadım. belli ki burda olmaktan hoşnut değildi. ama gidecek yeri yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;giysilerimden verdim ona. gardrobu kapatırken. baktım. gözü içerde kaldı. o mor çiçekli elbise di mi dedim. gözlerini indirdi. ben de hiç giymedim onu dedim. bana onun hediyesiydi. hışımla aldı verdiğim giysileri. odadan çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baktım kotun paçalarını kesmiş. kısacık etmiş. kıçı görünüyor. beyaz gömleğin kollarını da kesip göğsünün altından bağlamış. onun göğüsleri benimkilerden büyük. sonra aklıma geldi iç çamaşırı vermeyi unuttum diye. o da istememişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben işe gittim geldim . o evde oturdu. bir elinde kumanda bir elinde fındık fıstık tabağı. yerlere atıyordu. temizlemeye yeltendim. beni koltuğa çekti. bacaklarını bacaklarıma doladı. üstüne düştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kafamı göğsüne gömdü. şşşşşş dedi. kımıldama. kaç gündür bunu yapmak istediğini biliyorum. ben gönüllüyken faydalan işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uyandım. üşümüş ama rahatlamıştım. hiçbişi hissetmiyordum. ne ağrı ne de bişi. hayret dedim. genelde sabah kalktığımda ayaklarımın üstüne basamam. ayaklarıma baktım. ayaklarımı göremedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kırmızı bir gölün içinde yatmakta olan gövdem vardı ama ayaklarım yoktu. ellerimle kırmızı göle dokunmak istedim. pırıldayan bir yüzeyi vardı kırmızı gölün. incecik ten. ıslak mukoza parlaklığı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerimi bulamadım. kolum kalkmadı. ne de doğrulabildim. gövdem dikdörtgenler prizması şeklindeydi kırmızı gölün ortasında. biraz daha gözlerimi kaydırdığım zaman yataktan yere akmış olan gölün ortasında giysilerini gördüm. üzerinden çıkarılmış paçalarını kesip kısacık ettiği kot. beyaz gömlek(artık pempe). ve mor çiçekli elbise. ama sadece bir kısmı. onu giymiş giydikten sonra kesmişti. kimbilir ne hale gelmişti güzelim elbise.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sadece kaldırabildiğim kadarıyla kafamı kaldırdım yataktan. saçlarım. SAÇLARIMI da almıştı. çığlık atmak istedim. vazgeçtim. kafamı kaldırınca göğsümdeki etten kandan iki boşluk çekti dikkatimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bedenimi giymiş giydikten sonra da kesmişti. kimbilir ne hale gelmişti güzelim göğüsleri diye düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aklının bir odasını bana tahsis etti. sen dedi yat içerde. yatak çarşafları temiz(bu yalandı).&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-4795846068037630241?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/4795846068037630241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=4795846068037630241' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4795846068037630241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4795846068037630241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2009/04/ksa.html' title='kısa.'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-4069983058348950664</id><published>2008-12-26T06:13:00.001-08:00</published><updated>2009-06-17T11:42:30.214-07:00</updated><title type='text'>düzeltme..</title><content type='html'>şarkının adı ülkem benim' miş.. bindik bi alamete albümünden..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-4069983058348950664?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/4069983058348950664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=4069983058348950664' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4069983058348950664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4069983058348950664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2008/12/dzeltme.html' title='düzeltme..'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-6580041228346521068</id><published>2008-12-26T05:32:00.000-08:00</published><updated>2009-06-17T11:42:53.963-07:00</updated><title type='text'>memleketim..</title><content type='html'>az önce memleketimde dolandım.. tavaf ettim bir saat içinde tüm çarşısını.. aidiyetsizlik yarama tampon olması bir yana kulağımda cem karaca'nın memleketim şarkısının yüksek tondan zurnalarıyla karlı manzaralar yüreğimi de soğuttu. torbalar vardı elimde yorulmuştum.. kollarım da ağrımıştı ama mutlu oldum..içime çektim tertemiz memleket havasını.. baktım egsoz dumanı ve karbonmonoksit kirlenmesi gelmedi hiç akciğerlerime.. tekrar mutlu olup bir daha, daha kuvvetli çektim içime havayı.. yalnızlığımdan gurur duydum.. kendimden durur duydum.. ah yalnız olmasaydım da dedim içimden ama benim yalnmızlığımı giderecek paylaşacak bir babayiğit henüz çıkmadı karşıma dedim.. ya bir yerlerde ya da bir yerlerde yok..naapalım memleketim şarkısını dinleyelim cem karaca'dan..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-6580041228346521068?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/6580041228346521068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=6580041228346521068' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/6580041228346521068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/6580041228346521068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2008/12/memleketim.html' title='memleketim..'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-6077098410457452856</id><published>2008-11-11T04:57:00.000-08:00</published><updated>2008-11-11T05:58:05.765-08:00</updated><title type='text'>'Sen şehrim kadar güzelsin şehrim senin kadar acılı'.</title><content type='html'>Önce iptal oldum. Okuyunca inanamadım. Piraye'nin resimlerini görünce hepten kalakaldım. Zamanımızın herşeyi görüntü ile bir düşünen insan yapısından nasibini az da olsa almış olarak bir adamın hele ki Nazım gibi bir adamın isminin heybetinden dolayı Piraye'nin de Monica Belluci'nin o yıllardaki Türkiye şubesi olması gerektiğini sanmıştım. Oysa ki nasıl yanılmışım. Her iki fikrimde de. Nazım'ın heybeti bir kadının dışını sevmekten ileri gelseydi eğer zaten şu anda onun adını anarak böyle birşeyler yazıyor olmazdım.  Okuduğum anda beni iptal eden 'Karıcığım' diye başlayan dizeler olmazdı aşağıda.&lt;br /&gt;Anlayamadım. Bir erkek tarafından sevilmeyi, öylesine sevilmeyi hayal edemedim. Hele ki 'karıcığı' olduğunuz bir erkek.. Çünkü erkekler sevgili modundayken sevgilerini belli edebiliyorlar diye biliyoruz hep. Ya da ben öyle biliyorum. Ben hiçbirşey bilmiyorum.&lt;br /&gt;Herşey Cem Karaca dinlerken oldu. Önce 'Şimdi artık sen de herkes gibisin' dizelerinin Usta'ya ait olduğunu öğrendim. Evet itiraf ediyorum yeni öğrendim. Ama besteleyen de öyle bi bestelemiş ki.. Sonra 'Ben bir ceviz ağacıyım'ı dinlerken bu 'yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var' dizesi olsa olsa yine Usta'ya ait olsa gerek dedim. Google'a yazdığımda çıkan manzara beni şaşırtmadı.&lt;br /&gt;Evet tüm şiilerini okumadım. Hatta çoğunu okumadım. Bir arkadaşım şöyle demişti zamanında: ' Ben de her Türk genci gibi kısa dönem solculuğumu lise çağında yapıp bitirdim'. Gülmüştük. Benimki ne kısa dönem, ne solculuk, nede lise çağı.&lt;br /&gt;Az önce hayatını okudum Usta'nın ilk defa. Mavi Gözlü Dev'i izlemiştim ama aklımda daracık bir hapishane odasında daktilosunun başında hastalıklı bir şekilde yazılar yazan bi adamdan başka birşey kalmamıştı. Halbuki Türkiye'den ayrıldıktan sonra yaptıklarını okuyunca ne kadar az aydınlatılmış olduğunu anlıyor insan.&lt;br /&gt;Kendisinin de dediği gibi  otuzunda asılmasını, kırk sekizinde ise barış madalyası vermek isteyen ve hatta veren zihniyetlerarası yolculuğunu; yazılarının otuz kırk dilde basılmasına rağmen 'Türkiyem'de türkçemle yasak' demesinin hüznünü hiç bilemeyeceğiz herhalde.&lt;br /&gt;Daha bilemediğimiz neler var acaba?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-6077098410457452856?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/6077098410457452856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=6077098410457452856' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/6077098410457452856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/6077098410457452856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2008/11/sen-ehrim-kadar-gzelsin-ehrim-senin.html' title='&apos;Sen şehrim kadar güzelsin şehrim senin kadar acılı&apos;.'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-6444844627751858556</id><published>2008-11-11T04:45:00.000-08:00</published><updated>2008-11-11T04:47:52.457-08:00</updated><title type='text'>Yorumsuz..</title><content type='html'>Karıcığım,&lt;br /&gt;Hasretliğin on ikinci yılı bu    &lt;br /&gt;            on ikinci yılı&lt;br /&gt;Gönül ağzına kadar dolu&lt;br /&gt;Sen diyorum İstanbul geliyor aklıma&lt;br /&gt;            İstanbul diyorum sen&lt;br /&gt;Sen şehrim kadar güzelsin           &lt;br /&gt;            şehrim senin kadar acılı.&lt;br /&gt;İşte bu kadar karıcığım. İstersen cevap verme.&lt;br /&gt;            Kocan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                  N.H.R.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-6444844627751858556?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/6444844627751858556/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=6444844627751858556' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/6444844627751858556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/6444844627751858556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2008/11/yorumsuz.html' title='Yorumsuz..'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-6847605807089733256</id><published>2008-11-10T03:34:00.000-08:00</published><updated>2008-11-10T04:15:37.486-08:00</updated><title type='text'>Her gece yollarda gözledim seni</title><content type='html'>Yollarla ilgili şarkılar tek tek aklıma düşmeye başladı bu ara. "Yollarda bulurum seni" diyordu Haluk Levent; bulmak aramayla ilişkili birşeydi. Yolda ne aranan oldu ne de bulunan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yine düştük yollara" dedi Bulutsuzluk Özlemi; düştük evet ama kalkmasını da bildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yollar benim umudumdur yolları kapatmayın, yağmayın yollarıma durun kar taneleri" dedi Nilüfer. Bu daha çok karayollarının işiydi, üstelik ben yollara düşeli kar düşmedi henüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Evreşe yolları dar" dedi Bedia Akartürk; rahmetli Dayım vardı gidip görmüş 'hakikaten dardır Evreşe'nin yolları' demişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Uzun ince bir yoldayım" dedi Aşık Veysel usta; yollar uzundu, inceydi bitmek bilmiyordu. Bitse bile her yol bir diğerine bağlanıp uzayıp gidiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu yol nereye gider" dedi Yılmaz Erdoğan; yol bir yere gitmedi çünkü giden yollarda gitmeyen hep aynı yerde kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dün akşam yine benim yollarıma bakmışsın" dedi Bülent Ersoy; gelmeyince üzülen perdeyi kapatan çıkmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sana sevdanın yolları bana kurşunlar" dedi Kayahan; sevda kurşunlandı sana da bana da kalmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yol arkadaşım nerdesin?" dedi Sezen Aksu; bizi birer birer yolda bırakanlara ithafen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yola çıkmamızı sağladılar, yolda bıraktılar, yoldan çıkmadık, yola devam ediyoruz. Canları sağolsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-6847605807089733256?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/6847605807089733256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=6847605807089733256' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/6847605807089733256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/6847605807089733256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2008/11/her-gece-yollarda-gzledim-seni.html' title='Her gece yollarda gözledim seni'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-4796783361447681585</id><published>2008-11-07T07:46:00.000-08:00</published><updated>2008-11-07T07:52:13.217-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalnızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nabız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tekil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='birinci'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ortam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şahıs'/><title type='text'>Let's give peace a chance..</title><content type='html'>yeni eve çıkınca da böyle olmuştu. her yer düzenli çay her daim ocakta kaynıyor ama gelen giden yok arayan soran yok. yaw evdeyim millet işte gelsenize diye bağırası geliyordu insanın camdan dışarı. şimdi de öyle. yalnızlığın birinci tekil şahıs hali ile doğru orantıda giden blogumda ne gelen vaaaar ne giden. yanlışlıkla kapıyı çalan ya da ya bi arkadaşa bakcaktım diyerek bar kapısından beleşe girmeye çalışan ya da içerdeki ortamın nabzını tutup duruma göre bi yan bara geçsek mi diye kafayı uzatan bile yok.&lt;br /&gt;tamam yeni bi işletmeyiz daha güvenilirliğimizi kanıtlamadık ama let's give peace a chance diyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-4796783361447681585?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/4796783361447681585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=4796783361447681585' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4796783361447681585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/4796783361447681585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2008/11/lets-give-peace-chance.html' title='Let&apos;s give peace a chance..'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-8036859875679515294</id><published>2008-10-30T06:40:00.000-07:00</published><updated>2008-10-30T06:48:14.530-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vcd'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='direksiyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yavru'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film seti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dvd'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Adamın birini İstanbul'da köpek ısırmış gelmiş köyde köpek taşlıyor..</title><content type='html'>İçimde bir yerine oturmamışlık var sanki 2000 parçalık bir puzzle a bakıyorum ve kenar parçalarından ikisinin yer değiştirmesi lazım ama çerçevelenmiş çoktan. Yürütmek deniyorsa hayat kendisiyle ilgili işleri yargılıyorum yasama da yapıyorum ama yürütemiyorum. Bir yerlerde bi teker patlak benzin yok ya da direksiyon elimde kalıyor. 1. viteste ınlayıp duruyorum. Arkama bakınca ama yol almışım istediğim yöne mi bilmiyorum. Hangi yönü istediğimi de bilmiyorum. Demek ki film setlerinde olduğu gibi hayat kamyonunun üstünde kendi yaşantımı kullanıyormuş pozu veriyorum ama birileri beni ben istemeden bir yöne götürüyor zaten. Film bitince evine giden ve beni orda karanlıkta bırakan birileri. Sonra evlerinde dvd sinde vcd sinde PC sinde bunları seyredip var be bak ne film yapmış hatun diyorlarsa da ben sette yalnız ve soğukta kapıda bekleşen kedi yavruları gibi birinin gelip bir kapıyı aralayıp beni kucağında içeri götürmesini bekliyorum. Sevgi sanırım biraz da kucakta durmak istediğim. Bi damla da süt olsa da olur olmasa da. Çünkü karnımdan çok yüreğim aç bu yalnızlık diyarında.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-8036859875679515294?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/8036859875679515294/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=8036859875679515294' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/8036859875679515294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/8036859875679515294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2008/10/adamn-birini-istanbulda-kpek-srm-gelmi.html' title='Adamın birini İstanbul&apos;da köpek ısırmış gelmiş köyde köpek taşlıyor..'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-8266729666925851519</id><published>2008-06-05T11:42:00.001-07:00</published><updated>2008-06-05T11:52:47.280-07:00</updated><title type='text'>İltica</title><content type='html'>&lt;span style="color:#339999;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;font-size:130%;"&gt;yakıttı suydu elektrikti derken sanırım kira da fazla idi ki bir arkadaşın evine sığındım yok kadın sığınma evi değil sayfasında yazar olarak işe girdim &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.italiano20.com/"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;font-size:130%;"&gt;http://www.italiano20.com/&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;font-size:130%;"&gt; dur adresleri sayın patronumun burdan saygılar kendisine:)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-8266729666925851519?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/8266729666925851519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=8266729666925851519' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/8266729666925851519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/8266729666925851519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2008/06/iltica.html' title='İltica'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-3777333846841956133</id><published>2008-05-14T07:00:00.000-07:00</published><updated>2008-05-14T08:07:07.220-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-family:times new roman;font-size:130%;color:#339999;"&gt;yorumsuz yorgunluklar yarınsız yarımlıklar içinden koptum geldim.. günahlarımdan kopmadan eteklerim zil çalarak geldim..sevdiklerimi getirdim sevmediklerim peşimden geldi birşey diyemedim..birey olmak için geldim bir yer bulmak için geldim..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-3777333846841956133?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/3777333846841956133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=3777333846841956133' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/3777333846841956133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/3777333846841956133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2008/05/yorumsuz-yorgunluklar-yarnsz-yarmlklar.html' title=''/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3805268634248832958.post-1247096798906426737</id><published>2008-05-08T05:38:00.000-07:00</published><updated>2008-05-08T06:02:01.108-07:00</updated><title type='text'>Selam bana!</title><content type='html'>&lt;span style="color:#00cccc;"&gt;&lt;blockquote&gt;Nerdeyim kimbilir hangi kaçak kıvrımındayım aklımın?? &lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3805268634248832958-1247096798906426737?l=atacamadesert1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/feeds/1247096798906426737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=3805268634248832958&amp;postID=1247096798906426737' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/1247096798906426737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3805268634248832958/posts/default/1247096798906426737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://atacamadesert1.blogspot.com/2008/05/selam-bana.html' title='Selam bana!'/><author><name>atacamadesert</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16813004801585451807</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09534711504971149737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></entry></feed>