10 Kasım 2008 Pazartesi

Her gece yollarda gözledim seni

Yollarla ilgili şarkılar tek tek aklıma düşmeye başladı bu ara. "Yollarda bulurum seni" diyordu Haluk Levent; bulmak aramayla ilişkili birşeydi. Yolda ne aranan oldu ne de bulunan.

"Yine düştük yollara" dedi Bulutsuzluk Özlemi; düştük evet ama kalkmasını da bildik.

"Yollar benim umudumdur yolları kapatmayın, yağmayın yollarıma durun kar taneleri" dedi Nilüfer. Bu daha çok karayollarının işiydi, üstelik ben yollara düşeli kar düşmedi henüz.

"Evreşe yolları dar" dedi Bedia Akartürk; rahmetli Dayım vardı gidip görmüş 'hakikaten dardır Evreşe'nin yolları' demişti.

"Uzun ince bir yoldayım" dedi Aşık Veysel usta; yollar uzundu, inceydi bitmek bilmiyordu. Bitse bile her yol bir diğerine bağlanıp uzayıp gidiyordu.

"Bu yol nereye gider" dedi Yılmaz Erdoğan; yol bir yere gitmedi çünkü giden yollarda gitmeyen hep aynı yerde kaldı.

"Dün akşam yine benim yollarıma bakmışsın" dedi Bülent Ersoy; gelmeyince üzülen perdeyi kapatan çıkmadı.

"Sana sevdanın yolları bana kurşunlar" dedi Kayahan; sevda kurşunlandı sana da bana da kalmadı.

"Yol arkadaşım nerdesin?" dedi Sezen Aksu; bizi birer birer yolda bırakanlara ithafen.

Yola çıkmamızı sağladılar, yolda bıraktılar, yoldan çıkmadık, yola devam ediyoruz. Canları sağolsun.

0 yorum: